Aziz Yıldırım hayatının en huzurlu günlerini yaşıyor… armatörlük işleriyle uğraşıyor. Para kazanıyor. Eşine ve küçük kızına bol bol vakit ayırıyor. F.Bahçe’nin maçlarının TV’den izliyor. Alınan yenilgilere üzülüyor. Yıldırım, F.Bahçe’nin maçlarını izlediği arkadaş grubunu bile değiştirdi.
Kendisinin akıl hocası denilen bir ekip vardı… onlarla yollarını ayırdı. Hiçbirisiyle görüşmüyor. Sadece “merhaba-merhaba”… Yıldırım’ın çevresini değiştirmesinin nedeni ise seçi sürecinde yaşadığı hayal kırıklığı.
İşte Yıldırım’ın akıl hocası denilen ve son dönemde yanına bile yaklaştırmadığı o isimlerin etkili olduğu kararlar:
* Bu kişiler, ”Aykut, sen içerideyken dimdik durdu. Alex onun otoritesini sarsıyor. Kendini futbol takımından büyük görüyor dediler", Alex'i gönderdi.
* “Emre kendisini takımın patronu sanıyor" dediler. Başkan gönderdi, 6 ay sonra "takım abisiz kaldı" denilince Atletico Madrid'den geri alındı. Sonra Terraneo gönderdi.
* “F.Bahçe'de Holmen'in ne işi varmış" dediler, Aykut'un kovulma sürecini hazırladılar.
* “Tesislere kadın getiriyor, yarın öbür gün futbolcular getirirse ne yaparsın" dediler, Yanal’ı gönderdiler.
* “Çok yoruldun akıllı bir yabancı sportif direktör getir, bir kenara geç keyfini çıkar" dediler. Terraneo'yu getirdi. İşler kötü gidince, "bu adam sana posta koydu. Ne demek Başkan tesislere giremez" diyerek kovdurdular.
* Herkes Pereira ile gitmeyeceğini biliyorken bu isimler, "göndereceksin de kim gelecek. Adam tam da takımı tanımaya başladı. Yeni teknik adam yeni macera, arkasında durursan bu işi başarır" dediler. Sonra "Hiç riske girme tecrübeli bir teknik adam getir" dediler, Advocaat'la anlaşmanın önünü açtılar.
* “Ne olmuş gelemez demişsen, sen başkansın kararlarını kimse sorgulayamaz” dediler Aykut Kocaman’ı getirdiler.
* “Seçimi Aykut yüzünden kaybettin. Eğer şampiyon olsaydık şu anda başkandın…” sözleri ise ipleri kopardı.
* “Rahat ol biz konuştuk, seçimi rahat kazanacağız. Ali Koç’un ki sadece rüzgar” dediler. Başkan’ı kandırdılar.











