SERDAR ALİ ÇELİKLER: "KALİTE FARKI"

Öncelikle maçın başından sonuna kadar iki takım arasında oyun üstünlüğü anlamında pek bir farkın olmadığını belirtmem lazım. Kemal Özdeş'in bu özelliğini seviyorum. Kapanıp, 9 kişi ile savunma yapıp kontratak arama yoluna gidebilirdi ama öyle yapmıyor. Oynamaya çalışıyorlar. Aslına bakarsanız ilk yarıda Fenerbahçe'den daha çok pozisyon buldular. İki tane boş kafa gol olmadı, hatta bir başka atakta kaleci de yokken topu dışarı vurmayı becerdiler!

Buna karşın Fenerbahçe'nin, Giuliano'nun durağan, Aatif'in etkisiz, Soldado'nun da top alamadığı ilk yarıda geliştirdiği ilk organize atakta golü bulduğunu gördük. Kanattan bekin bindirmesi, ikili oyun, orta saha oyuncusunun bindirmesi ve şık bir tek vuruş skoru getirdi. Oyun üstünlüğü yokken bir takım 3 pozisyon bulmuş, diğeri 1 pozisyon üretebilmişken; farkı yaratan kalite oldu.



 

İkinci yarıya Kasımpaşa yine istekli başladı. Fenerbahçe savunmada bekliyor vaziyetteyken bir karambolde beraberlik golü geldi. Bundan sonraki 10 dakikada Kasımpaşa'nın ikinci golü bulamamasının tek açıklaması yine kalite farkıdır. Şener imkânsız bir golle takımını yeniden öne geçirdi.

Skor olarak yine öne geçip takım moral bulsa dahi oyun üstünlüğü Sarı-Lacivertli takımda değildi. "Tehlike anında camı kırınız" oyuncusu Valbuena'nın golü ile maç bitti. Fenerbahçe kalan 4 haftadaki görece en zor maçını 3 puanla geçti. Muhtemelen ligi 72 puanla bitirecekler. Sonra ne olacağını göreceğiz.

Keyifli ve güzel bir maçtı, seyir zevki aldık. Ancak çok ilginç ve çok şaşırtıcı bir şey de oldu. Skrtel'in kafası yarıldı ve kan aktı... Halbuki biz kafa yarıldıktan sonra kanamadığını zannediyorduk!!! Cüneyt Çakır ise her zamanki gibi eyyam dolu bir maç yönetti.

ŞENER

Son haftaların en formda ismi. Formunun ödülünü şahane bir golle aldı.

AATIF

Aslında sahanın en kötüsü diyemeyiz ama sanırım en verimsiz oyunlarından birini oynadı.

İBRAHİM YILDIZ: "KASIMPAŞA İYİ BAŞLADI KÖTÜ BİTİRDİ"

Zorluk derecesi yüksek kritik bir maç izledik. Her iki takım oyuncuları kazanmaya odaklanmışlardı. Fenerbahçe zirve yarışını bırakmak istemiyor. Kasımpaşa ise Avrupa hedefine kilitlenmişti. Üst düzey bu maçın hakemi de doğal olarak en iyi hakemlerimizin ilk sırasında yer alan Cüneyt Çakır'dı. Futbol olarak fotoğraf çok iyiydi. Ancak, hikayesi farklı oldu…

Öncelikle sahada mücadele eden futbolcuları tebrik etmeliyiz. İyi oynadılar. Maçı son dakikaya kadar bırakmadılar. Tempolu bir maçtı. Seyir zevki ve heyecanı yüksekti…

Kasımpaşa cephesinden baktığımızda hakemin sonucu etkilediği senaryosu ortaya çıkıyor. Trezeguet ve Diagne için çalınmayan penaltı isyanı bir yana, dışarıdan çevrilen topun gol olması skorun oluşmasına etki yaptı. Üstelik, faul kararlarında rakipleri kollanmıştı…

Bu eleştirileri göz ardı etmemek gerekir. Maçı bir kez daha dikkatlice izlerseniz Kasımpaşa'ya hak vermemek mümkün değil...



 

Diğer pozisyonlarda da doğru kararlar verdi. İkinci golde oyunu durduracak hali yok, kimse burada hakemi suçlamasın. 3. gol öncesi de top çizgiyi geçti mi geçmedi mi? Görüntüler sağlıklı olmasa da sanki top çizgi ile temasını devam ettiriyor. Dolayısı ile atılan gol nizamiydi. Hakem Cüneyt Çakır'a futbolcular tarafından büyük saygı var, bu da daha rahat ve iyi maç yönetmesini sağlıyor.

FAİK ÇETİNER: "BAYRAM OLURSA ŞAŞIRMAM"

Fenerbahçe'nin ligin geriye kalan son dört oyunundan en zoru şüphesiz dünkü maçtı. Kasımpaşa içeride olsun dışarıda olsun rakipleri ile başa baş mücadele eden bir takım. Aykut Kocaman sakatlığı sebebi ile olmayan gözdesi Dirar'ın yerine Alper Potuk'u görevlendirmişti. Valbuena'yı da her zaman olduğu gibi, kulübeye hapsetmişti. Maç başladığında Fenerbahçe'nin rakibinden çekindiği anlaşılıyordu. Çabuk atağa kalkan Kasımpaşa karşısında, Fenerbahçe defansif tedbirlerini bu kez daha ön planda tutuyordu.

Maça önde oynayarak başlayan Kasımpaşa, ilk 30 dakikada daha hareketli, daha istekli ve de daha çok pozisyon bulan taraftı. Ama her zaman dediğimiz gibi Fenerbahçe'nin iş bitirici çok silahı var. İlk kornerini ilk yarım saat dolarken kullanan Fenerbahçe, ilk organize atağında da golü buluverdi. Giuliano, soldan Hasan Ali'yi kaçırdı, bu oyuncunun kale önüne kestiği topu Josef de Souza yakın bölgeden içeri bıraktı. Golden sonra da Kasımpaşa yine pozisyonlar buldu. Trezeguet'nin ‘ille de golü ben atayım' havasındaki oyunu, hücumda sıkıntılar yaratırken fırsatlar da kaçtı.



 

İkinci bölümde önde olan Fenerbahçe, geriye yaslanınca Kasımpaşa rakip kalede abluka kurdu ve de beraberlik golünü bulmakta gecikmedi. Fenerbahçe golü yiyince Aykut Kocaman da uyanıverdi. Sahada varlıkları ile yoklukları belli olmayan Alper Potuk ve Aatif vardı. Kocaman'ın hamleleri belliydi. Başı sıkıştı mı Valbuena'ya müracaat! Alper yerini Valbuena'ya, Aatif da Janssen'e bıraktı. Beraberlik golünden sonra Trezeguet yine önemli bir fırsatı heba etti. Fenerbahçe'nin başı ağrır mı derken Şener sağdan ceza sahasına girdi, pas vermesi gerekirken sıfırdan kaleye vurdu, şansı da yaver gitti ve gol oldu. Sonrasında tartışılan 3. gol geldi ve maç koptu.

Fenerbahçe en zor maçlarından birini yine çok iyi oynamadan Valbuena patlaması ile farklı kazandı. Düşünün Fenerbahçe 60 dakikada bulamadığı pozisyon ve golleri Valbuena girdikten sonraki 30 dakikada buldu. Ve bu oyuncu hala yedek!



 

Kasımpaşa dünkü farklı yenilgiyi hak etmedi. Fenerbahçe'nin ise geriye kaldı 3 maçı... Bir sürpriz olmazsa 9 puan cepte. Sonrası mı? Soru işareti. Bayram olursa şaşırmam.

ŞENER VE HASAN ALİ

F.Bahçe'nin son haftalarda aldığı galibiyetlerde en büyük pay sahibi iki beki. Şener ve Hasan Ali hem defansif hem ofansif oyunda harikalar yaratıyorlar.

AVERAJ KAPANIYOR

Sarı-Lacivertliler son haftalarda hep farklı kazanıyor. Bu da genel averajını düzeltiyor. Bakarsınız lig sonunda çok işe yarar.

Kaynak : HABERTÜRK